Mutlu Pazarlar

Benim için değişmeyen klasik bir pazar günü. Hayat ne yazık ki herkese eşit davranmıyor. Kimiler pazar günü evinde ailesiyle dinlenirken, kimileri de benim işinin başında camdan dışarıyı izliyor. İnsan ömrüme koca bir ömür sığdırıyor da o ömrün içine istediklerini koyamıyor. Ne yazık. Çevresel faktörlerin bizim hayatımızda egemen olarak söz sahibi olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Bu hem iyi hem de kötü bir şey diyemeyeceğim, çünkü kötü bir şey. Yaşadığımız coğrafyanın bizlere sunduğu bir kader bence bu. Mutlu pazarlar, başlığı altında içimde biriktirdiğim serzenişler de bulunuyorum. Neyse içinizi fazlada karartmak istemiyorum ama abi yaşayın hayatınızı. O ne der, bu ne der diyerek günün sonunda kendinize haksızlık yapmayın. Kahve köşelerinde pineklemek yerine, eşinize çocuklarınıza ayırın bu günüde. Klasiktir yarın çok geç olabilir derler ya. İşte öyle oluyor da. İnsan kaybettikleriyle neden daha fazla vakit ayırmadım diye içinde hep bir ukte kalıyor.

Bu Hayat Senin Başkalarının Değil

Mesela bu pazar kalktın, eşinle çocuklarınla kahvaltı yaptın. Bekarlar için ayrı bir tarif yazacam. Tv başında elinde telefon, tiktok gibi platformlarda gezeceğine al aileni. Hiç yapamıyorsan bir alış veriş merkezine git. Emin ol eşinin senden daha çok ihtiyacı var buna. Çocuklarını bir eğlence alanına götür, kahkalarını dinle. Eşin alış veriş merkezindeki vitrine bakarken ona ne istediğini sor, maddi imkanlar dahilinde alabiliyorsan al. Basit herkesin bildiği şeyler bunlar, bunları yap. Başkaları yapmıyor yada başkaları görür diye utanma. Bizim babalarımız ne yazık ki utandıklarından bizleri sevmezlermiş bile. Ne kadar saçma bir utanış yada ayıp olma dır düşüncesi bu. Bizden sonraki kuşaklar bu konuda oldukça şanslılar. Toplumun bir takım örf, ahlak ve görgü kuralları vardır. Buna kimsenin bir itirazı yok. Bu mihmal de yaşa hayatını. Extra kendine kişilere göre kurallar yada ayıplar koyma. Yaşadığın coğrafya belirlemesin senin hareketlerini.

Pazar Dertleşmesi

Bence böyle oldu, mutlu pazarlardan, pazar dertleşmesine geçiş yaptık. Bazen konular amacından sapabiliyor. Bak bu sözlerimi iyi dinle. Kendi maddi basit dertlerini dert sayıp sitem etme. Etrafında sağlıksa olarak senden daha kötü bir sürü insan var. Onların derdini aklına getir şükret. Olabildiğince, stres yapmamaya calış. Bu stres ailenden tut arkadaşlarına kadar herkesi etkiliyor bunu da unutma. İnsanlar bile bir yere kadar seni dinlerler. Sonrasında malum kendi sorunları, kendi yaşantılarına dönerler. Nerden nereye geldik. Konuyu artık bağlamam gerekiyor sanırım. Bir pazar geldiğinde, aklında olsun bu tavsiyelerim yarının yokmuş gibi yaşa. Hiç yürümeyecekmişsin gibi gez. Aileni bir daha göremeyecekmişsin gibi vakit geçir. Bunu kendine borçlusun.

Klas Sohbet Dertleşmesi

Artık bizde rutin bir olay haline geldi bu. Hadi gel biraz dertleşelim yazımı belki okumuşsunuzdur. Bu günde mutlu pazarlar başlığı altında biraz dertleştik. Galiba düşüncelerimi sizlerle paylaşmak bana iyi geliyor. Bir yazar değilim ama. Sözlü olarak birileriyle konuşmaktan daha rahatlatıcı bir terapi benim için yazmak. Çünkü insanın duygularını rahat bir şekilde ifade etmesi ona sosyal başta olmak üzere bir çok yönden fayda sağlıyor. Galiba terapi gibi bir şey benim için. Bunu ileriye taşımak konusunda tereddütlerim var ama olsun şuan lık her şey sizlerle beraber çok güzel. Bu arada arama motorlarında da artık üst seviyelere çıkıyoruz sohbet siteleri ve sohbet odaları gibi kelimelerde. Buda daha geniş alanlara ulaşmamızı sağlıyor. Buda yeni arkadaşlar, yeni hikayeler demek. Kafanızı şişirdiğim için özür dilerim. Bir başka yazıda görüşünceye dek hoş çakalın. Mutlu pazarlar!!!

Admin 42