Ne Haber Nasılsın?

Belki de gün içerisinde en çok duyduğumuz soru kalıbı budur ne haber nasılsın?. Aslında cevabı da hazırdır hani düşünmezsin o an ağzından çıkıverir iyidir sen nasılsın?. Bu soru ve cevabı hayatın ta kendisidir. Günlük normal hayatımızda kullandığımız belli başlı kelimeler vardır. Onun ötesine istisna durumda çıkabiliyoruz ancak. Onun dışında arkadaşlar sizin anlayacağınız klasik bir yaşam tarzımız var. Bu tarzın ismini ben ne haber nasılsın? koydum. Diğer insanlarla aramızdaki farklılıklar maddi durum ve şartlar dışında aynı gökyüzüne bakmak kadar. Aynı havayı solumak kadar benzer nitelikler taşıyor. Yaşadığımız duygulara verdiğimiz anlık tepkilerimiz bile aynıdır. Bizi bizden ayıran özellikler maddi ve olanaklar dışında bir şey değildir.

İyidir Sen Nasılsın?

Karşılıklı hayatlarımız birbirimize bakarak geçerken, bizler sadece beynimizi meşgul eden sorunlara yöneliriz. Hayatın diretmiş olduğu bir hayatta kalma iç güdüsü ile ihtiyaçlarımızı karşılamak zorundayız. Bunu yaparken de insan oğlu hep daha çoğunu ister ve en kolay yoldan bulmaya çalışır. İyidir kelimesi bunu ne kadar pratik yaptığınıza da bağlıdır. Gönül ister yaşamın en derinlerine inelim ama ne o kadar zamanımız var nede o kadar ayrıntılara inecek donanım. Onu da belki ilerleyen zamanlarda yaparız kısa çaplıda olsa. İyidir sen nasılsın? bu cevap bazen kendimizi kandırmak için kullandığımız kendimize bile itiraf edemediğimiz bir ruh halidir. Hem iyi olmasak ne olacak ki karşımızdaki insan bizim iyiliğimizle ne kadar alakadar olabilir ki. Bazen bana zaman kaybı geliyor. İnsanlara sorunlarımdan bahsetmek. Geçici bir rahatlama hissi verse de karşı tarafta pek bir değeri yokmuş gibi geliyor. Herkes kendi sorunlarına odaklanıyor, normal olanda bu değil mi. Fakat bazen beklentiyi üst seviyelerde tutabiliyoruz.

Kendi Kendimize Yetebiliriz

Benim bu hayatta yaptığım hataların en başında kendimi fazla anlatmak geliyor. Garip bir cümle oldu farkındayım. Şöyle ki her şeyi hayatınızla alakalı her şeyi arkadaşlarınıza, ailenize çevrenizdekilere anlatmayın. Biraz size bir şeyler kalsın. Mutluluğunuzu bile öyle herkes anlatmayın. Ne kadar dışarıya karşı kapalı olursanız o kadar az üzülür ve de daha az kırılırsınız. Bunu sadece ben demiyorum bir çok yerde karşınıza çıkar. Ev alıyorsanız anlatmayın, araba alıyorsanız anlatmayın. Hani bunu ben çok sağlıklı yapamıyorum ama belki sen yapabilirsin. Kendi kendimize yetebiliriz, o yüzden illa birilerine bir şeyler anlatmamıza gerek yok. Kederi de, mutluluğu da kendi içimizde yaşayabiliriz.

Bir çok insan yalnızlığından şikayet eder. Ben ise durumu oldukça güzel karşılayanlardanım. Fakat şunu söyleyebilirim, yeni arkadaşlar edinmek artık çok kolay. İnternet üzerinden bizim gibi sohbet odaları ve chat siteleri üzerinden bu şikayetini ortadan kaldırabilirsin. Ama bence kendi kendimize de yetebiliriz. İlla birilerinin biri desteklemesi veya destekliyormuş gibi görünmesine gerek yok. Çünkü bu hayat bizim, en ufak bir tökezlediğimiz zaman kimse olmayacak. Öğrenmemiz lazım, illa ailemizdeki anne yada baba figürleri hayatımızdan çıktıktan sonraya kalmamalı bu olay. Kendinizi daha öncesinden sanki onlar yokmuş gibi hayata hazırlamalısınız. Çünkü günün birinde yalnız kalacaksınız. Pazar, pazar nereden estiyse artık öyle bir içimi dökmek istedim. Şimdiden herkese iyi pazarlar arkadaşlar. Çünkü sizler her şeyin en iyisine laiksiniz.

Admin 42