Sohbet Baslar
Bazen gecenin sessizliğinde, derin bir sohbet baslar. El ayak çekilmişken kimseler etrafında yokken, herkes kendi halindeyken sen seninle konuşurken yakalarsın seni. Bu aslında bir muhasebe halidir. Gayet normal rutin bir eylemdir. Genellik gün içerisindeki olayları muhasebe ederken yakalarsın kendini kendinle. Kimseye itiraf edemediğin düşüncelerini kendinden saklayamazsın. Ne yaparsan yap nafile. Bazen kalbin eşlik eder bu sohbete bazen sevgin bazen ise nefretin. Yani kendinle konuşurken bile yalnız değilsin. Neden, niçin gibi soru ekleri çok kullanılır bu sohbette, bazen kendine bile itiraf edemezsin. Artık o neyse senin sen aranda kalan şey, bir neticelendirme olmadığı sürece özgürlüğünden alır sadece. O yüzden fazla düşünme. Olacak olan zaten olur sen hangi eyleme girersen gir fark etmez. Hayat dediğin öyle kolay kolay anlaşılmaz. Yaşın kaç olursan olsun, her gün bir deneyim bir bilgi edinirsin. Bazılarını bilgi birikim olarak hafızana atarsın bazılarını çöp kutusuna. İşte öyle bazen sohbet baslar kendinle.
Bazen Kalbin İtirafçı Olur Kendine
Sessizliği bozar cılız bir çocuğun sesi. Aklında geçen sadece onun sesi. Uyurken bile sohbet ediyorsun, ama ne yazık ki farkında bile olmuyorsun. Seni uyandıran aslında düşüncelerinin cılız sesi. Yorulmadın mı artık kendinle bu kadar konuşmaktan. Her şeyi kafaya takıp, kendini bir karamsarlığın ortasında bulmaktan. Çok zekisin aslında ama neden bilmiyorum, bu beyhude çaba. Sen iyi birisin kendini bu melankolik havalarda fazla tutma. Tamam kabul buda lazım sana. Ama dostum her şey kararınca. Bir isim yada birilerinin fazla kafana takma. Senden daha önemlisi yok ki bu dünyada. Bunu lütfen anla. Kalbine güven dostum onunla sohbet et. Ona güven, ona kulak ver seni en iyi anlayan o aslında. Kabul bazı zamanlarda anlaşmazlık çıkıyor aranızda. Ama günün sonunda kazanan ikiniz oluyorsunuz aslında. Kalp bu sorumluluğu senden de büyük. Fazla düşme üstüne, fazlada yorma onu bence. Kalırsın yolun ortasında çalıştıran bir şok aleti de bulamazsın yakınlarda. Sonrası malum ”El Fatiha”.
İnsan Kendisiyle Aldatır Sevdiklerini
O malum gecelerde, her şey susar karanlık bir sohbet baslar. Karşı komşun yener, alt kattaki ramazan amca, huysuz erol abi hepsi bir şekilde kapadı gözlerini. Bilmem kaçıncı rüyasında, sen ise yine kendini aldatma çabasında. Sen dememiş miydin kendine yatalım hadi uykusuzum diye. Ne oldu şimdi de gecenin 3’ünde gözlerini diktin en derine. Yine başladın kendine sohbete. Kaçmıyor dostum bak hayatın kendisi. Bazen de mola vermeli, kafayı dinlemeli. Beden bir şekilde toparlıyor da kendini, yoruluyorsun be dostum sal biraz kendini. Hani bir Hamalın hikayesi vardı. Orada diyor ki bizler bu hayatın hamallarıyız hepimizin keybesinde, üzüntü, mutluluk, sevgi taşıyoruz yarınlarımıza. Fakat dinlenerek istirahat ederek. Aksi takdirde kalırız yüklerimiz altında. İşte o yüzden hepimiz bu hayatın hamallarıyız, kendi yüklerimiz heybemizde dolanıp duruyoruz. Yorulduğumuz zaman da dinleniyoruz. Aksi takdir de yüklerin altında kayboluruz.
Sohbet Biter Ben Gider
Efenim ne demiş ünlü düşünür ”Jix” ben istediğim sürece varsın hayalimde, bazen bir gölgeyim sende, bazen de bir küfürsün dilimde. O yüzden güzel insan şu an sadece huzur istiyorum evimdeki sandalyemde. Bir akşam olur dostum bir akşam, bazen kapıyı çalmadan giren annen bazen de seni yoran düşünceler eşlik eder sana. Sohbet baslar derken kendinle ta derinlerde. Uzun lafın kısası olmaz, bu yazıda kendimle olan sohbetimden bir özetti sadece. Fazlasını anlatırım ama hazır değil insanlık bence. Ayrıca teşekkür ederim, bana eşlik ettiğiniz için benle. Başka bir yazıda görüşünceye dek kalın hadi sizle.
İlk yorum yazan siz olun.